Otuz üçünde bir kadına neyi
nasıl yapacağını söyleyemezsiniz. Harcayıverir sizi. Kimsenin gözünün yaşına
bakmaz, kendininkine bile!
Konuşan o değil
tecrübeleridir. Üzülüyorsa bulaştırmaz kimseyi. Seviniyorsa sürekli kılmaya
bakar. Ağladığı çizgileri vardır, safi sevilsin ister kendi gibi. Sevmiyorsa sevmiyordur.
Kendini zorlamaz. Zorlanılmaktan hoşlanmaz.
Aşk oyunları çocukçadır
artık, aradığı netliktir. Kendi kendine yeter otuz üçünde kadın. Kendi kendine
yeteni ister. Çılgınlıkları hoş tebessüme dönüşmüştür, aşırılıklarına ise sahip
çıkar. Yetişmesi gereken davetler bulunmaz.
Aranmıyorsa aramaz otuz
üçündeki kadın. Bilir nerede duracağını.
Sevdiği renkler bellidir.
Sevmediği müzikler kalması için yakarmaz ona. İşler yolunda gitmiyorsa “acil
çıkış kapısını” kullanır. Alkolle yıkanmaz.
Otuz üçündeki kadın bir
şey diyorsa doğrudur. Doğrulardan korkmaz, yanlışları düzeltmez. Önemli olan
sağlıktır. Dostlukları kurulmuştur zira yeniden dost olmaya çalışmaz.
Otuz üçündeki kadın
cooldur. Terk edilmeyi bilir, en az terk etmeyi bildiği kadar.
Ne bir şehir vardır terk
edemeyeceği ne de yatak odası. Dinlemeyi bilir derdini, derdini anlatmayı
bildiği kadar…
Şeffaftır sözcükleri. Yıkmaz
ama yapmanın bir yolunu bulur mutlaka. Kim olduğunu öğrendiği, konuşmaya
başladığı yaştadır çünkü. Kimseye eyvallahı yoktur. Hiçbir patron ondan zengin
değildir. Hiçbir çocuk ondan küçük değildir.
Yangın çıkarmaz,
temkinlidir.
Otuz tane üçtür o, yani
bilgeliktir. Chopin’dir, Jazz’dır, Edith Piaf’tır. Yalnız başına yemek yemekten
sıkılmaz. Yakar iki tane mumu, döşer sofrasını en kadim misafirineymişçesine,
açar şarabını. Kendi kendiyle sohbet etmek en büyük vaizidir.
Annedir otuz üçünde kadın.
Annesinin sevmediği bütün niteliklerine sevecenlikle gülümser. Anlayışlıdır. Olmayacak
duaya amin demez. Beğendiği ne varsa arz eder.
O, yeter ki istesin
masadan kaldıramayacağı adam olmaz. Olamaz.
Hırslarına yenilmiştir
kadın. Keskin sirkenin küpüne zararını en iyi o bilir. Yumuşak olmayı da bilir
sertleşmeyi de. Her şeyi tam zamanında yaşar. Otomatik bir disiplin kazanır. Hüzne
yer vermez, arabada oturup camdan uzaklara bakarak “hiiç” demez. Yağmur da
yağsa iniverir gerekirse; ama gitti mi gider.
Çocuk değildir artık otuz
üçünde kadın. Neşedir, sevinçtir, oyuncudur ama çocuk değildir. Onu kandırmak hiç
bilmeyen birine yabancı dilde aşk şarkıları söylemeye benzemez. Göğsü açık,
alnı dik, hazırdır. Hazırdır; yarınlara. Hazırdır; yalanlara…
