Zaten her kızın babasıyla sorunu vardır.
Allı ballı ilişkisi olan kızların da mutlaka vardır ama onlar bunu görmezden
gelir. Insan psikolojisiyle ilgili üç beş kitap okumuştur ve orada baba
sorunlarından kendini sakınması gerektiğine kanaat getirmiştir. Aynı kızlar
gidip iğrenç muamele görecekleri kocalar seçmişlerdir-nedense!
Kızların babasıyla yaşanan sorunların
psikodinamiğine “elektra” ismi verilir. Özetle kendilerini annelerinin
yerlerine koyma halidir Elektra Kargaşası. Hatta konuyla alakalı bir film
örneği vermek gerekirse “Anne Frank’ın Günlüğü”. Psikologların yakından
incelediği bir filmdir kendisi. Babasını annesinden kıskanır Anne Frank.
Izleyince anlarsın.
Bir de bu ayağın erkek çocuklarını
ilgilendiren tarafı bulunuyor. Ona da “Ödipüs Kargaşası” ismi verilmiş. Konuyla
ilgili film demeyeceğim, zira bütün iyi filmlerde bu Ödipüs Kargaşası
işlenmekte. Her senaryo baba-oğul çatışması üzerinden dönmez. En çok, kızı
kazanmaya çalışan adamın rakibi olarak seyrederiz ödipüs kargaşasını. Neyse
kafaları çok karıştırmayayım, konumuz kadınların özgüvenini çalan erkekler.
Işte bu erkeklerin genellikle
babalarıyla alıp veremediği bir sorun bulunur. Ya baba çok otoriterdir ve
anneyi dizginlemiştir, ya da küçük yaştan itibaren oğula şiddet istismarı
uygulamıştır. Sonra oğul büyür, üniversiteyi bitirir, kendi parasını kazanmaya
başlar, hatta görünürde babasıyla çok iyi anlaşmaktadır. Ancak karşı cinsle
ilişkisinde ciddi arızalar yaşar!
Özellikle güzel, kendi ayakları üstünde
duran, kariyeri olan veya başarılı kadınlardır ilişki kurdukları. Başlarda çok
tatlıdırlar. Yeteneklerini görkemle sunar ve bu tip kadınları etkilerler. Sonra
ilişki derinleştikçe bir kaçma hali baş gösterir. Kadının bu dengesizliği
anlaması maalesef uzun zaman alır. Anladığında ise mantıkla çözmeye çalışacaktır!
Kadının başvurduğu ilk yöntem konuşmak
olur. Ve fakat konuşmaya çalıştıkça adam sertleşir. Sertlik karşısında kadın
geri çekilme yöntemini uygular. Bu defa adam güzel hediyelerle bir adım atar.
Şık restoranlarda akşam yemekleri, gecesinde muhteşem sevişme seramonileri, aşk
dolu sözler, hoop kadın krizin geçtiğini düşünmeye başlar.
Birkaç gün içinde kadının yeniden sahip
olduğu coşku karşısında adam başka arıza çıkaracaktır. Örneğin kıskançlık krizi!
Her kadın kıskanıldığı yerde sevginin olduğuna inanır. Bir anda kendini toplama
ihtiyacı duyar. Hal ve hareketlerine çeki düzen verir. Yeter ki o tatlı anlar
geri gelsin.
Kadın kendini adama layık biri olma
yoluna soktuğu anda adam sırtını dönmeye başlayacaktır. Kadın artık oyunun
içindedir ve adamın gönlünü hoş tutmak için etrafında pır döner. Kadının bu
sevimli çabasını fark eden erkek kamçılamaya hakaretlerle devam eder.
Ilk başta haraketlerin yenilir yutulur
türde olduğunu düşünen kadın “geçebiliriz burayı” sanır. Ancak her geçebiliriz
burayı noktasında erkek babasına daha çok benzeyecek ve tıpkı kendi gördüğü
muamele gibi “ne yaparsan yap, onay vermeyecektir.”
Bu bir kısır döngüdür sevgili
seyirciler. Adım adım tırmanır zorluk. Bir bakmışsın bu adamla evlenmişsin. Bir
bakmışsın bu adamla çocukların olmuş. Bir bakmışsın işin boyutu kocadan dayak
yemeye varmış. Bir bakmışsın “kocamdır, döver de sever de…” insanı olmuşsun.
Bir bakmışsın özgüveninden eser kalmamış. Bir bakmışsın babasının azize kızı elin
ruhhastası adamının elinde ucuz, namussuz ve dehşet verici çirkinlikte bulmuş
kendini. Sonu yok anlayacağın. Tek çare kangren kolunu kesip, eyvallah diyerek
yoluna gitmek.
Not; Almanca “schadenfreude” diye bir
tanım bulunuyor. Türkçe karşılığı; Hasarla Beslenen!
zec
Dipnot Tablet -234