October 15, 2015
September 12, 2015
ÖZGÜVENİNİ ÇALAN ERKEKLER
Zaten her kızın babasıyla sorunu vardır.
Allı ballı ilişkisi olan kızların da mutlaka vardır ama onlar bunu görmezden
gelir. Insan psikolojisiyle ilgili üç beş kitap okumuştur ve orada baba
sorunlarından kendini sakınması gerektiğine kanaat getirmiştir. Aynı kızlar
gidip iğrenç muamele görecekleri kocalar seçmişlerdir-nedense!
Kızların babasıyla yaşanan sorunların
psikodinamiğine “elektra” ismi verilir. Özetle kendilerini annelerinin
yerlerine koyma halidir Elektra Kargaşası. Hatta konuyla alakalı bir film
örneği vermek gerekirse “Anne Frank’ın Günlüğü”. Psikologların yakından
incelediği bir filmdir kendisi. Babasını annesinden kıskanır Anne Frank.
Izleyince anlarsın.
Bir de bu ayağın erkek çocuklarını
ilgilendiren tarafı bulunuyor. Ona da “Ödipüs Kargaşası” ismi verilmiş. Konuyla
ilgili film demeyeceğim, zira bütün iyi filmlerde bu Ödipüs Kargaşası
işlenmekte. Her senaryo baba-oğul çatışması üzerinden dönmez. En çok, kızı
kazanmaya çalışan adamın rakibi olarak seyrederiz ödipüs kargaşasını. Neyse
kafaları çok karıştırmayayım, konumuz kadınların özgüvenini çalan erkekler.
Işte bu erkeklerin genellikle
babalarıyla alıp veremediği bir sorun bulunur. Ya baba çok otoriterdir ve
anneyi dizginlemiştir, ya da küçük yaştan itibaren oğula şiddet istismarı
uygulamıştır. Sonra oğul büyür, üniversiteyi bitirir, kendi parasını kazanmaya
başlar, hatta görünürde babasıyla çok iyi anlaşmaktadır. Ancak karşı cinsle
ilişkisinde ciddi arızalar yaşar!
Özellikle güzel, kendi ayakları üstünde
duran, kariyeri olan veya başarılı kadınlardır ilişki kurdukları. Başlarda çok
tatlıdırlar. Yeteneklerini görkemle sunar ve bu tip kadınları etkilerler. Sonra
ilişki derinleştikçe bir kaçma hali baş gösterir. Kadının bu dengesizliği
anlaması maalesef uzun zaman alır. Anladığında ise mantıkla çözmeye çalışacaktır!
Kadının başvurduğu ilk yöntem konuşmak
olur. Ve fakat konuşmaya çalıştıkça adam sertleşir. Sertlik karşısında kadın
geri çekilme yöntemini uygular. Bu defa adam güzel hediyelerle bir adım atar.
Şık restoranlarda akşam yemekleri, gecesinde muhteşem sevişme seramonileri, aşk
dolu sözler, hoop kadın krizin geçtiğini düşünmeye başlar.
Birkaç gün içinde kadının yeniden sahip
olduğu coşku karşısında adam başka arıza çıkaracaktır. Örneğin kıskançlık krizi!
Her kadın kıskanıldığı yerde sevginin olduğuna inanır. Bir anda kendini toplama
ihtiyacı duyar. Hal ve hareketlerine çeki düzen verir. Yeter ki o tatlı anlar
geri gelsin.
Kadın kendini adama layık biri olma
yoluna soktuğu anda adam sırtını dönmeye başlayacaktır. Kadın artık oyunun
içindedir ve adamın gönlünü hoş tutmak için etrafında pır döner. Kadının bu
sevimli çabasını fark eden erkek kamçılamaya hakaretlerle devam eder.
Ilk başta haraketlerin yenilir yutulur
türde olduğunu düşünen kadın “geçebiliriz burayı” sanır. Ancak her geçebiliriz
burayı noktasında erkek babasına daha çok benzeyecek ve tıpkı kendi gördüğü
muamele gibi “ne yaparsan yap, onay vermeyecektir.”
Bu bir kısır döngüdür sevgili
seyirciler. Adım adım tırmanır zorluk. Bir bakmışsın bu adamla evlenmişsin. Bir
bakmışsın bu adamla çocukların olmuş. Bir bakmışsın işin boyutu kocadan dayak
yemeye varmış. Bir bakmışsın “kocamdır, döver de sever de…” insanı olmuşsun.
Bir bakmışsın özgüveninden eser kalmamış. Bir bakmışsın babasının azize kızı elin
ruhhastası adamının elinde ucuz, namussuz ve dehşet verici çirkinlikte bulmuş
kendini. Sonu yok anlayacağın. Tek çare kangren kolunu kesip, eyvallah diyerek
yoluna gitmek.
Not; Almanca “schadenfreude” diye bir
tanım bulunuyor. Türkçe karşılığı; Hasarla Beslenen!
zec
Dipnot Tablet -234
August 05, 2015
HER KADIN GÜZEL DEĞİLDİR
Aramızda gece ışıklarıyla Dubai’ye
benzeyen kadınlar var. Sabah olduğunda ise balbumuna dönüşüyorlar. insanı
hayrete sürüklemekle kalmıyor, bir de gaflet prensesi olmana sebep oluyor.
Şehrin güzel bir gecesi, güzel arkadaşım
İlke’yle bol bol parlanıp alemlere aktıydık. Ona buna mavi boncuk dağıtan
İlke’yi hayranlıkla izleyip eğlendiydim. Finalde gözlüklerimi çantasında unutup,
ertesi sabah çok erken satte evine gitmek zorunda kalıyorum. Her insan evladı
gibi zili çalıyorum. Uykulu uykulu biri açıyor sonra. Ona İlke’yi soruyorum. Böyle..
Bir şeyler diyor gözlerini belerte belerte. Duyamıyorum ama. Sesi uzaydan
geliyor çünkü. Ne dediysem çok kızmş olacak ki hışımla gözlük kutumu fırlatıp
kapıyı yüzüme çarpıyor.
Birkaç dakika sonra jeton düştüydü,
kapıyı açan İlke’ydi. Bu defa “tanımadım ama çok pardon” demek için geri
döndüm. Dönmeyeydim, eyiydi. Nasıl toparlayacağımı bilemedim tabi. Zaten ben
sana bi şi diyeyim mi seyirci, toparlamaya çalışmamak lazım öyle durumlarda. Böylece
hayatımın, ilk sahtekar kız arkadaş şokunu yaşadıydım. Hala atlatamadığımı söylemeliyim.
Pekala, çirkin olmak kader değildir.
Öyle ki, günümüzde güzellik her kadının ulaşabileceği bir seviyeye erişmiştir.
Her türlü amaca sunulacak hizmet bulunmakta. Neticede her kadın alımlı-sözlük
anlamıyla, alıcısı bol- olmak ister. Ne kadar çok alıcı istersin o kadar
kesenin ağzını açarsın.
O kadar yatırım yaptıktan sonra bütün
hikayenin, sadece baş döndürücü Facebook fotoğrafı haline gelmesi çok ironiktir
aslında. Dünyayla resmen alay etmektedirler. Direk, nanik yapıyorlar adeta. Bu
salak erkeklerin de gün ağarıncaya kadar haberleri olmuyor. Ben erkek olsam ve
sabah uyandığımda yanımda öyle bir şey olsa ölü taklidi yapmayı tercih ederim.
Derler ki, “güzel kadınlar hayata bir/sıfır
önde başlar.” Biri de çıkıp demiyor ki, aman ha, makyaj çok acayip bir şey,
bir/sıfır başladığın yarışı beş/üç kaybedebilirsin. Çünkü meme farkıyla filan
depar atmıyor, bir de senin koşacağın yerlere raptiye diziyor.
Evvela, bu rakipler gece ava çıkarken
kendilerine yatırım yapmakta ustalar. Yarışamıyorsun ki. Güzel kadınların
aklına gelmez çünkü, mütevazi bir araba fiyatı kadar çanta satın almak. Yahut
en pahalı berberde saçları ukala taratıp, ev kirası ederinde şampanyalar
yudumlamak. Ihtiyacı olmaz.
Birileri kadınların erkeklere güzel
görünmek için o kadar süslendiğini sanıyor. Halbuki kadınların kadınlara hava
atmak için süslendiği kanıtlandı. Hadi kadının fikrini geçelim, neticede
kendimizden daha bakımlı kadınları hepimiz hor görürüz. Peki ya erkekler ne
düşünüyor Facebook’ta aşık olduğu kadınlara? Güzel insanların içinin de güzel
olduğunu düşünüyorlar, elbette.
Yapılamayan araştırmalara göre, erkeklerin
ev kirasına alerjisi olduğu ıspatlanmıştır. Buna karşın lükse bağışıklık kazanmış
bir tür olduğu da kanıtlanıyor. Görüldüğü gibi “Her kadın güzeldir” safsatası
yüzünden insanların akli dengesi tehdit altında. Her kadın güzel değildir,
afedersin. Zaten makyaj da bunun için var olmuştur.
Kadınların piyasaya, pardon evden çıkarken
kullandığı akıl dışı yöntemlerden ve en sık kullanılandır makyaj. Tamam, makyaj
dinimizce de caizdir. Sürülür, günahı yoktur. Yalnız biraz adalete davet
edeceğim. Hayır, hayır ediyorum. Pekala, ettim. Badanacının bile güzel
kadınlardan daha dürüst olduğu bir dünyaya çocuk getirmek çok sakat fikir.
Büyük Türk düşünürü Redd’in, gece 12’den
sonra balmumuna dönüşen kadınlar için yazdığı şarkısı var. Boşver…
zec
Dipnot tablet
June 16, 2015
28 YAŞINDA MISIN? S.ÇTIN...
Satürn Döngüsü
Satürn,
döngüsünü tam 28 senede bir tamamlar. Biliyorsun, gezegenlerin karakterleri,
burçlar yoluyla bizim karakterimize yansır. Burçlar kuşağındaki yıldızların, birbiriyle
ilişkisi (transit geçti, geri döndü, patladı) bizim diğer burçlarda olan
kimselerle ilişkilerimizi tayin eder. Zaten, burçlar inanç değil bilinç talep
eder. Susan Miller oku biraz.
işte
biz kadınlar genellikle 28 civarındayken bu gezegen gibi hareket ediyoruz
sevgili seyirciler. Belki başkaları bizi severse, biz de kendimizi sevebilirize
inanıyoruz. ordan oraya çarpıyoruz aslında. Sümüklerimizi atmayacağımız
adamlara aşık oluyoruz. Görünüşümüzü normalleştirmeye çalışıyor, bize ait
olmayan tutuculuklara örtünüyoruz.
Çok
komik bulacaksın ama, 28 yaş civarı çocuk yapma zillerin çalıyor. Yaşlanıyorum
tripleri de buralarda baş gösteriyor, dikkat et. İş değiştirme, eş değiştirme,
ülke değiştirme, yeni meslek bulma, zayıflık, güç, anlamsız kıskanma, cibilliyetsiz
içerlemeler, standartlardan vazgeçme, politikaya ilgi, hep Satürn Döngüsü. Şimdi
sakince o dramaları bırak ve önümüzdeki iki buçuk yıl boyunca kimseyle evlenme.
Döngü bitince tekrar konuşalım.
#SiktirgitliAşklar #beyazbaykuşyayınları #fundamentaloğlu
June 06, 2015
YAZ AŞKLARI NEDİR NE DEĞİLDİR
Yaz aşkları her gencin başından geçmekte olup, mevsim sonunda sona ermektedir. Yaz aşklarının kalıcı olmadığı sanrısı ise bazen doğru, bazen yalandır. Yaz aşkları tatlıdır. Korkusuzdur. Mantıksızdır. Çekicidir. Durduralamayandır ve evet, geçicidir. Yaz aşkları kısa olduğu için güzeldir. Veya güzel olduğu için kısa gelmektedir.
İnsanlar yazın aşık olurlar, çünkü deniz tuzludur. “Ne alakası var” diyorsan, kesin alakası var biliyorsun... Denizin tuzu insanların hem olumlu, hem de olumsuz bütün duygularını nötralize etmektedir.
Tepede güneş de var ayrıca, güneş; sadece tenini bronzlaştırmakla kalmaz, D vitamini almanı sağlar. Düşün, bütün kış D vitaminsiz kalmışsın, bedenini aç bırakmışsın, ruhunu da keza. Tabi ki denize girince normale dönüyorsun. ve normalleşmek, iç güdülerini “üreme” programına getirmektedir.
Yazları sınırsız eğlence için hemen her faktör bir araya gelmektedir. Müzik, arkadaşlar, alkol, temiz hava bol güneş. Minimum elbise, maksimum cesaret elbette. Umursamazlık. Ve elbette bu faktörler bir araya geldiğinde “aşk” doğmaktadır. Aslına bakarsan, insan oğlu tıpkı göçmen kuşlar gibi sürekli güneye göç etmeliydi. Güneş ve denizi takip etmeli, bol bol üremeli, harika yemekler yemeli, özgüvenini daimi olarak artırmalıydı.
Peki, neden yaz aşkları uzun sürmüyor?
Yapılmayan araştırmalara göre, yaz, gerçek hayatın rutini değildir. Bikini çekicidir ve üzerine hırka giydiğinde artık itici olur. Yuvana döndüğünde ise deniz tuzunun gücü geride kaldığı için stres yapışır her yanına. Maalesef sen öyle stres bulutu gibi gezerken, stresli partnerler çekmektesin.
Öyle sanıyorum, yaz aşkları “one night stand” olayının “mevsimsel” versiyonudur. Bu durumda derin nefes alıp önümüzdeki yazlara bakmak lazım.
Yaz aşkları hakkında bilmemiz gereken 7 şey.
1- Herkes yazın aşık olur.
2- Hepsi biter.
3- Her sene tekrar eder.
4-Yaz aşkları unutulmazdır.
5-Hep geride kalır, ileri bakmaz.
6- Yaz aşkları doğallık içerir.
7- Üç haftayı geçmiş yaz aşkları gerçek aşka dönüşmektedir.
Dipnot Tablet-219
zec
May 29, 2015
Eski Sevgilin Evleniyorsa Yapacağın En Saçma 10 şey
Erkeklerin
evlilik bahaneleriyle kızlarınki fütursuzca birbirinden bağımsızdır. Erkekler,
ben evlenmeyi düşünmüyorum, dediklerinde ilk evlenen kişiler olur mesela.
Kızlar ise evlenmeyi düşünmüyorum-ne demek düşünmüyorum- diyen erkeklere adeta
birer anne gibi sarılır ve onları bu hastalıktan kurtarmaya koyulur.
Pekala,
evlenmek istemiyorsa evlenmeyizdir. Yani öyleymiş gibi davranılır. Hasta o
çünkü. Doğaya aykırı o çünkü. Hadi evlenmiyor, seks de mi yapmayacak? Ki, gay
kardeşlerimizin de dediği gibi “seks fikri sadece üreme iç güdüsüdür.” Evet,
yeterince uzun zaman geçerse, evlenmek istemediğini unutacak. Yani, başka yolu
yok. Unutturacağız ona bu sakat inanışı.
Doğrusu,
kızlar da evlilik hakkında yalan söylerler, erkekler kadar değil ama. Çocukken
bebeklere elbise dikmeyi öğretiyorlar kızlara. Kız, misket oynamayı hayal
ederken kadınlaşmaya başlıyor. Hayır, ne yapsın? Sonra hayaller Penelope Cruz,
hayatlar Bayırgülü. Kızlara kızılmaz…
Tabi, eğer
eski sevgilinin evlendiği “öteki kızdan” bahsediyorsak başka. Kesin onun
başının altından çıkmıştır bunlar. Kesin, o karı büyü yapmıştır. Kesin, eski
sevgili zavallıdır ve bir takım paralel yapılanmalar sayesinde evleniyordur.
Allah o kızın belasını vermelidir. Işte kızlar dünyasındaki tek yamuk o kızdır.
Mutlu olmayı hak etmiyordur ve kız değil, bir kaltaktır o.
Böyle bir
savaşın ortasına düşmüş –haklı- kızların, eski sevgilisi evlenirken yapılacak
tek şeyi afiyetle saçmalamaktır seyirci. Eski sevgili evlenirken 10 adımda
saçmalamak;
1-Zurnanın
son deliğine kadar içmek.
2-Nikahta
“hamileyim” diye bağırmak.
3-Düğünü
basmak.
4-Gerdek odasına
gizlice girip, halının ortasına sıçmak.
5-Alınan
hediyeleri açık artırma ile internette satmak.
6-Kızın
hakkında asparagas haberler yayınlamak.
7-Ümit
Besen’le arkadaş olmak.
8-Kedimi
çaldı diye dava açmak.
9-Aniden
hukuk okumaya karar vermek.
10-Gelinle
arkadaş olmanın yolunu bulmak.
May 20, 2015
Chill-Out Festival 2015
Tam 9 defadır Chill-Out Festivale
gidiyorum. Bu hafta sonu 10. kez gerçekleşiyor. Aslında daha fazla kalabalık
olmasın diye hakkında hiç konuşulmamasını tercih ederdim. Ama o kadar güzel ki,
kıyamıyorsun başkasının haberi olmamasına.
Pekala, yurdumuzun en cool festivali
Chill-Out Festival, Life Park’ta. Cumartesi akşamı Stavroz var. Neden Stavroz
Cumartesi, Pazar, Salı veya sonsuza kadar yok ki… https://www.youtube.com/watch?v=5GvP4iYJI1s
Senin de gündüzünü Thievery
Corporation ile geçirmek, akşama doğru Nuno Dos Santos’la ısınmak, memleketin
birbirinden yakışıklı ve güzel kimseleriyle sohbet etmek, günün sonunda; iyi ki
bana benzeyen insanlarla aynı şehirde yaşıyorum, demeni istiyorum.
Senin de ne zamandır görmediğin eski sevgililerine rastlamanı, kafanı
onlardan daha güzel yapmanı, müziğe doymanı, yalın ayak dans etmeni istiyorum. Canın
isterse soyunmanı dermişim, yoo, yo, toplum buna hazır değil, soyunmak yok,
güzel giyinmek var. Neticede dünyanın en havalı festivali, rakibin çok oluyor.
Başta Urubu Marinka mesela. Ikisi de
güzel. Etnik kafalarını seviyorum. Federico Aubele ile latin romantizmi yaşamak
da güzel olabilir. Allaam sana geliyoruz. Bu da bilet şeyisi.
Subscribe to:
Posts (Atom)
I DON'T DRINK. HERE IS WHY.
These are the opinions of someone who did not choose alcohol. Addiction is hidden somewhere inside the software code of our generation. I do...
-
http://www.armanayse.com/asil-deli-onlar-cunku-hepsi-ayni/ http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ayse-arman/bana-deli-diyorlar-cunku-farkli...
-
Tam 9 defadır Chill-Out Festivale gidiyorum. Bu hafta sonu 10. kez gerçekleşiyor. Aslında daha fazla kalabalık olmasın diye hakkında hiç k...


